| Allah Sizinle Olsun... |
|
|
|
|
Değişim'in 24. sayısından sonra derginin jeneriğinde ismim olmayacak. Bu sayıdan itibaren resmi ve fiili mesuliyetim kalmayacak. 24 sayı boyunca zulüm düzenine karşı olan Müslümanları üzmemeye, incitmemeye, yapıp ettiklerini tam tasvip etmediysem de hoşgörmeye gayret ettim. Düzene yumuşama emaresi gösteren her anlayış ve şahısa aleni tepki gösterdim. Bu tepkinin aleyhime olacağımı bildiğim halde tavrımı sürdürdüm. Bu tavıralışımı bir nevi direnme kabul ettim. Direnmenin bedeli olarak yıpranmayı da göze aldım ve bunu da bir vecibe addettim. Kendime ait bir çizgi oluşturmaya çabaladım, bu çizginin itikadi ve ameli ilişkilerine dikkat etmeye çalıştım. Sözüyle fiili uyuşmayan adam olmak durumuna düşmemeye gayret ettim. Değişim Dergisi'nin de bariz vasfının bu olduğunu bildiğim için bunu gönül huzuruyla yaptım. Umduğumdan fazla olumlu tepki aldım. Bu yönüyle Müslümanların hassasiyeti beni sevindirdi. Değişim'in kalitesi tartışılabilinir ama net ve açık tavrı tartışma götüreceğini sanmıyorum. Şu anda Türkiye coğrafyasında İslâmi çizgiyi bu denli net temsil eden ikinci bir yayın organını göstermek oldukça zor. Değişim'in dengeli ve tavizsiz çizgisi benim yazı yazmamı bir nevi icbar etti. Bazı durumlarda insan özel prensiplerinden taviz vermek zorunda bırakılır. Değişim; yazı yazmama prensibimi bozdu ve bunu zorlayarak yapmadı. Tutturduğu çizgi dışarıda kalmamın mesuliyet getireceğini bana hatırlattı. Bundan sonraki kadronun da bu hassas çizgiyi takip edeceklerini umud ediyor ve başarılar diliyorum. Bilmeyerek incittiklerimden haklarının helalliğini diliyorum. Başarı Allah?tandır. (Değişim Dergisi, sayı 24, Mayıs 1995)
|





