Ne Olmadığını Söylemek

(9 Aralık 2018, Cuma)

Ne olmadığını söylemek, ne olduğunu söylemekle eş anlamlı mıdır?

İnsanoğlu neden dolaylı konuşmayı seviyor?

Hangi maslahata binaen kendi öz düşüncesini açıklamayı erteliyor?

Başkasının yanlışı söylemek başlı başına bir kimlik ibrazı mıdır?

Bunlar birbirine bağlı problemlerdir ve bir ruh halinin dışa vurumudur.

Ne olmadığını söylemek bir ruh hali, bir ahlak meselesi, bir tavır, bir usuldür.

Bir ruh hâlidir, çünkü savunduğunu aleni açıklamaktan çekinir, olduğu gibi görünme cesaretini gösteremez. Düşüncesinin, tavırlarının, usulünün açığa çıkmasından korkar. Kendini tarif etmek yerine başkasının veya başka düşüncelerin hatalarıyla, yanlışlarıyla kimlik bulmaya çalışır.

Devamını oku...
 
AKP Değerlendirmesi

İlgilenen ve merak edenler için daha önce kaleme aldığım AKP ile ilgili yazıları tarih sırasına göre bir araya getirip sunuyorum.

Bir AKP Değerlendirmesi (1)

(30 Mart 2012, Cuma)

AKP’nin tek başına iktidar olmasıyla Türkiye’de yeni bir safha başladı. Bu yeni safha nasıl oluştu, hangi sosyal yapıya veya yapılara dayandı. Hangi dış güçle dayanışmaya girdi, hangi siyasal yelpazede yer aldı? Bu siyasal yelpazeyi sadece Türkiye içi siyasal yelpaze olarak anlamamak gerekir.

Dünya siyasî durumalışı ile AKP’nin siyaset gütme mantığı aynı mıdır? Yoksa farklı mıdır?

Bu soruların cevabı verilmeden dahası bu sorular sorulmadan AKP’nin siyasetini anlamak zorlaşır. Ayrıca Türkiye Müslümanları olarak AKP’den önce nasıl bir hareket tarzımız vardı bugün nasıl bir hareket tarzını gütmekteyiz. Daha da derin ve acı bir soru sormalıyız? AKP’den önce ve AKP döneminde Müslümanların çizdiği ve açık olan bir hareket seyri var mıydı veya var mıdır?

Devamını oku...
 
Ziya Gökalp'e Dair

(26 Ekim 2018, Cuma)

Birlik Gazetesinde 1933 yılında yayınlanan “Büyük Türk Mütefekkirinin Dokuzuncu Ölüm Yıl Dönümüdür” yazıyı iktibas ederek yayınladım. Bu yazı hakkında bir değerlendirmede bulunma ihtiyacım hâsıl oldu.

Cumhuriyetin kuruluşunda fikir babalığını yapan bir mütefekkirin bile nasıl nisyana terk edildiğini de böylece görmüş oluyoruz.

İnkılaplar, hareketler kendi çocuklarını da harcarlar. Ziya Gökalp yaşasaydı muhtemeldir ki o da devrimden payına(!) düşeni alırdı.

Yeni tarih tezini savunanlar ile Ziya Gökalp düşüncesi bir yerde çatıştı, farklılaştı. Gökalp “Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak” fikirlerini içiçe ve beraber yürütmekten yanaydı.

Cumhuriyetin o yılları buna elverişli değildi.

Devamını oku...
 
Ziya Gökalp Anısına [MTTB Yayın Organı Birlik Gazetesinden]

(19 Ekim 2018, Cuma)

[MTTB Yayın Organı Birlik Gazetesinden]

Ziya Gökalp 24 Teşrinievvel (25 Ekim) 1924, 

Büyük Türk Mütefekkirinin Dokuzuncu Ölüm Yıl Dönümüdür.

24 Teşrinievvel 1924, Ziya Gökalp’ın öldüğü gündür. Aradan uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen büyük mütefekkirin bıraktığı boşluk doldurulamamış, Türk münevverleri, Türk gençliği öksüz, mürşitsiz kalmışlardır. 

Milliyet aşkının yeniden ruhlara heyecan verdiği, gönülleri coşturduğu şu günlerde Ziya Gökalp’ı daha büyük bir hüzün ve elemle anıyoruz. Ziya Gökalp ölmemeliydi, bu gün genç ve temiz ruhları işleyecek bir Ziya Gökalp’a ne kadar büyük ihtiyacımız var?

Devamını oku...
 

k_saglam

Yeni Kitabımız Çıktı

egri_agacin_golgesi

Son Eklenenler

Ne Olmadığını Söylemek
(9 Aralık 2018, Cuma) Ne olmadığın...
AKP Değerlendirmesi
İlgilenen ve merak edenler için ...
Ziya Gökalp'e Dair
(26 Ekim 2018, Cuma) Birlik Gazetesinde...
Cemal Kaşıkçı Vesilesiyle
(12 Ekim 2018, Cuma) Suudi vatandaşı ...
Kışkırtıcı Sorular
Dertlerin çoğaldığı döne...
İnsanın Kendisiyle Konuşması
(14 Eylül 2018, Cuma) İnsanın ke...
Davet
(31 Ağustos 2018, Cuma) اُدْعُ ...

Kimler Sitede

Şu anda 34 konuk çevrimiçi
Üyeler : 3
İçerik : 486
Web Bağlantıları : 5
İçerik Tıklama Görünümü : 2509562
< ?php if( JRequest::getVar( 'view' ) == 'article' ): ? > < jdoc:include type="modules" name="socialwidget" /> < ?php endif; ? >